Defne ve İlya, Hale’nin kapıyı çarpıp gitmesinin ardından bir süre sessiz kaldılar. Defne, İlya’nın yüzündeki karışık ifadeyi izledi. Sessizliği İlya bozdu.
“İyi misin?” diye sordu Defne, sessizce.
İlya derin bir nefes aldı ve başını salladı. “Evet, Defne. Bu konuşma gerekliydi. Artık her şey daha net,” dedi kararlı bir şekilde. Bir an duraksadıktan sonra ekledi, “Defne, sen Hale’nin evlenmediğini biliyor muydun?”
Defne, gözlerini kaçırarak derin bir nefes aldı. “Evet, biliyordum,” dedi yavaşça. “Ama bunu sana söylemek bana düşmezdi, İlya. Bu, Hale’nin anlatması gereken bir şeydi.”
İlya kaşlarını çattı, gözlerinde bir sorgulama vardı. “Neden söylemedi peki? Ne oldu?”
Defne ve İlya, Hale’nin kapıyı çarpıp gitmesinin ardından bir süre sessiz kaldılar. Defne, İlya’nın yüzündeki karışık ifadeyi izledi. Sessizliği İlya bozdu.
“İyi misin?” diye sordu Defne, sessizce.
İlya derin bir nefes aldı ve başını salladı. “Evet, Defne. Bu konuşma gerekliydi. Artık her şey daha net,” dedi kararlı bir şekilde. Bir an duraksadıktan sonra ekledi, “Defne, sen Hale’nin evlenmediğini biliyor muydun?”
Defne, gözlerini kaçırarak derin bir nefes aldı. “Evet, biliyordum,” dedi yavaşça. “Ama bunu sana söylemek bana düşmezdi, İlya. Bu, Hale’nin anlatması gereken bir şeydi.”
İlya kaşlarını çattı, gözlerinde bir sorgulama vardı. “Neden söylemedi peki? Ne oldu?”
Sesime değip yankınlanmıyor.
Boğazımda bir düğüm.
Kalbimde derin yara söyleyemediklerim.
Hayal kırıklıklarım hasta ziyaretindeler.
Şöyle bir uğrayalım demişler.
Harabeler içindeki ruhuma,
Selam almaya gelmişler.
Hayal kırıklıklarım hasta ziyaretindeler.
Check out technology changing the life.
Defne ve İlya, Hale’nin kapıyı çarpıp gitmesinin ardından bir süre sessiz kaldılar. Defne, İlya’nın yüzündeki karışık ifadeyi izledi. Sessizliği İlya bozdu.
“İyi misin?” diye sordu Defne, sessizce.
İlya derin bir nefes aldı ve başını salladı. “Evet, Defne. Bu konuşma gerekliydi. Artık her şey daha net,” dedi kararlı bir şekilde. Bir an duraksadıktan sonra ekledi, “Defne, sen Hale’nin evlenmediğini biliyor muydun?”
Defne, gözlerini kaçırarak derin bir nefes aldı. “Evet, biliyordum,” dedi yavaşça. “Ama bunu sana söylemek bana düşmezdi, İlya. Bu, Hale’nin anlatması gereken bir şeydi.”
İlya kaşlarını çattı, gözlerinde bir sorgulama vardı. “Neden söylemedi peki? Ne oldu?”
